![]() |
|
|
|
Alimünyum ve Kapı Pencere SektörüMimari alüminyumda, giydirme cephe ve cephe kaplamalarını, pencere ve kapı ürünlerinden ayrı düşünemeyiz. Türkiye pencere sektörünün 2005 yılında artan yurtiçi talep nedeni ile 10.000.000 adet/yıl rakamını aştığı tahmin edilmektedir. Türkiye’de Avrupa’daki örneklerinin aksine, pencere sektöründeki alüminyum, PVC, ahşap ve çelik pencere üreticilerinin bir birliği bulunmadığından ana ürün gruplarının piyasa payları sıhhatli tespit edilmemektedir. Ancak, son yıllarda metropollerde arazi fiyatlarının yükselişi, iş merkezlerinin yanı sıra konut yapılarının da yüksek yapılar şeklinde inşa edilmesini zorunlu kılıyor. Söz konusu, yüksek yapılar olunca , orta sınıf ve üstü konutlarda alüminyum pencereye ve giydirme cepheye olan talep çok kuvvetli bir artış göstermiştir. Bunun en açık belirtisi, 2005 yılında artan konut inşaatlarının etkisi ile inşaat sektörü yaklaşık yüzde 17,9’luk büyüme gösterirken, mimari alüminyum sektörünün yüzde 11 büyümesidir.2005 yılında Türkiye’deki ekstrüzyon firmalarının 52 bin 750 ton doğramalık ve cephelik alüminyum profil ürettiği not edilmiştir.
Neden Alüminyum? Alüminyum sistem pencerelerin, PVC’ye karşı hemen her konuda üstün olduğu bilinen bir gerçektir. En başta, alüminyum hammadde olarak tamamen çevre dostu yöntemler ile üretilir ve yüzde 95 oranında geri dönüşümlüdür. Alüminyum dünyada en çok bulunan madenlerdendir dolayısı ile ham maddesinin menşei açısından güvenlidir. Alüminyum profiller PVC profilleri gibi destek saçına ihtiyaç duymaz, statik açıdan PVC ile kıyaslanamayacak oranda büyük açıklıların geçilmesini sağlar. Alüminyum yüzeyi çizildiğinde bünyesinde bakteri barındırmaz, hastane, okul be konutlar için hijyen bir pencere malzemesidir. Kolay şekillendirilebildiğinden ve yeni kalıp yapım maliyeti PVC profile göre çok daha ucuz olduğundan mimarların birinci tercihidir. Çok uzun ömürlüdür. Sonsuz renk olanağı ve 2,0 W/m 2K’nin altında çerçeve ısı yalıtım değeri sağlar. Binalarda ısı yalıtımlı sistemler kullanıldığından terlemezler. Bütün bu özellikleri nedeni ile değeri konutlarda tercih her geçen gün daha fazla alüminyum pencereler yönünde yapılmaktadır. Örneğin, Mashattan, Stargate, İstinye park, Metroport gibi prestijli konut projelerinin hepsinde alüminyum pencereler tercih edilmiştir. İhracat performansı 2005 yılında Türkiye’deki alüminyum pencere üreticileri yurtdışına işlenmiş olarak 14 bin ton alüminyum pencere ve giydirme cephe ürünü ihraç etmişlerdir. Bunun da FOB değeri yaklaşık olarak 83 milyon Amerikan Doları’dır. İşlenmemiş olarak ihraç edilen doğramalık alüminyum profil ihracatı bu miktarlara dahil değildir. Mamul mimari alüminyum ihracatının yapıldığı ülkeler sırası ile Türk cumhuriyetleri, Rusya Federasyonu, Balkan ülkeleri, Avrupa ülkeleri olmak sayılabilir. 2006 yılı ve sonrasında, Ortadoğu’da ve Afrika’da yeniden çok başarılı işler yapan ve büyük ihaleler alan Türk inşaat firmaları sayesinde Ortadoğu ve Körfez Ülkeleri de Türk inşaat firmaları sayesinde Ortadoğu ve Körfez ülkeleri de Türk firmaları için Rusya Federasyonu kadar büyük bir potansiyele sahip olacaktır. Yapısal değişiklik Son 10 yıl içinde, mimari alüminyum sektöründe büyük bir yapısal değişiklik yaşanmıştır. Avrupa’nın en büyük sistem firmaları Türkiye’ye teknolojileri ile gelmiş ve :Türkiye’yi tedarik merkezleri olarak seçmişlerdir. Bu değişimin farkına varamayan ve kendini geliştirmek için yatırım yapmayan firmalar bu süreçte maalesef önemli Pazar kaybına uğramışlardır. Bu teknolojiyi özümseyen firmalar ise yurtiçinde alüminyum pencere sektörünün büyümesini sağlamış ve yurtdışında mimari literatüre girecek işleri başarmışlardır. Bu sayede, sektör geliştirilememiş pencere sistemlerine bağlı olmaktan hızla kurtulmuş, ülkemiz sistem firmalarının tedariklerini yapmak için yarıştıkları ve bu konuda yutdışına yarı mamul ve mamul ihraç eder konuma gelmiştir. Bu süreç devam ederken dahi, 250 metrenin üzerinde binaların cephelerini ileri teknoloji ile inşa eden Türk firmalarının ortaya çıkması büyük bir başarıdır. Sorunlar ve çözümler önerileri Sektör, yıllardan beri ham maddede ciddi sıkıntılar yaşıyor. Sektörün birinci alüminyumdaki tek yurtiçi kaynağı Seydişehir alüminyum tesisleri. Ancak tesis, yıllardır planlanan yatırımların yapılmaması nedeniyle halen 60 bin ton kapasiteyle çalışıyor. Sektör, giderek büyüyen alüminyum talebi nedeniyle yurtdışına her geçen yıl daha da bağımlı hale geliyor. Sektör şu anda üretim için gereken hammaddenin yüzde 80’den fazlasını ithal etmek zorunda. Sektörün hammadde alanında yaşadığı bir diğer temel sıkıntı da artan fiyatlar. Fiyatlar, bu artış paralelinde 3.300 USD/ton’a kadar yükseldi. Şu anda 2.600 USD/ton civarında olan LME fiyatları maalesef hala çok istikrarsız ve dik iniş-çıkışlar göstermektir. 2005’de kişi başı 5.7 Kg alüminyum tüketimi ile 24 Kg’lık Avrupa ortalamasının çok altında olan ülkemiz tüketiminin artması için devletimizin alüminyum üretimini öncelikli desteklenecek sektör olarak ilan etmesini ve yıllık en az 150.000 ton kapasiteli ikinci bir birincil hammadde üretimi yapacak tesisin kurulmasını teşvik etmesini dışa bağımlılığın azaltılması için çok gerekli görmekteyiz. Diğer bir sorun olan yetişmiş ara eleman ihtiyacını azaltmak için TALSAD ile MEB arasında yapılan protokol ile teknik meslek liselerinde açılan alüminyum pencere atölyelerini yaygınlaştırma uğraşı içindeyiz. Son olarak da, standart dışı alüminyum pencere ürünlerinin hala piyasada alıcı bulmasını, satın alma kriterlerinin yetersizliğini ve son yıllarda sevinerek tespit ettiğimiz projelerde teknik danışman kullanılmasının henüz genel alışkanlık ve zorunluluk haline gelmemiş olmasını sayabiliriz. Geçmişte de gördük ki bu sorunları halledebildiğimiz takdirde, alüminyum pencere üreticisi meslektaşlarımız, yurtdışında aranan firmalar olacak ve yurtiçindeki ekonomik krizlerden fazla etkilenmeyeceklerdir. Güray GÜRSOY Mimar İTÜ TALSAD Yön. Kur. Üyesi Basında Yer Alan Alüminyum Haberleri
Alüminyum - Alimünyum ve Kapı Pencere Sektörü - Alimünyum ve Kapı Pencere Sektörü, Haberi
|
| © Alüminyum Rehberi | Gizlilik Politikası | İletişim ve Reklam |